|
Üniversitelerin Bilgisayar Programcılığı Programlarında verilen eğitim sizce ne kadar yeterli? Sizde Bilgisayar Programcılığı Bölümü mezunusunuz bu konudaki görüşleriniz nelerdir?
Eğitim berbat. Eğitim mi aldık, eğitim mi verdik tartışılır. Çoğu öğrenci öğretmenlerden daha iyi biliyor. Türkiye çoğu şey kötü gittiği gibi eğitimde kötü gidiyor. Özellikle Üniversitelerde alınan öğretim görevlileri, ya torpille ya da sadece ellerindeki o kâğıt parçalarıyla eğitmenlik yapıyorlar. Bilmek ile öğretmek ayrı şeylerdir. Bir kişi bir konuyu çok iyi bilse de eğer öğretme gibi bir yeteneği kabiliyeti yoksa insanlara bir şey aktaramaz ve faydalı olamaz. Bence Üniversitelere öğretim görevlisi alırlarken her şeyin dışında bir eğitmenlik sınavına girmeleri gerekir. Bu MEB okulları içinde geçerli. KPSS den güzel not alıp atanmakla bu işler olmaz. KPSS den sonra girsinler bir sınava daha, bu kişi öğretmenlik yapabilir mi? öğretebilir mi? Dersine gireceği müfredatın ne kadarını biliyor diye bir testten geçirin bakalım. Adım gibi eminim % 70 öğretmen dökülür bu sınavdan. Öğretmenleri KPSS ye çalıştıracaklarına, anlatacakları müfredata hazırlık bir sınava soksalar ve buna çalışsalar, bu ülkenin öğrencilerine daha çok fayda sağlamış olurlar.
Kariyervideo.com sitesinin programcısı ve kurucu ortağısınız. Sitenizde yaklaşık 70 bin üye bulunmaktadır. Bu başarıyı neye borçlusunuz?
Bu başarıyı paylaşmaya borçluyum. Hiçbir karşılık beklemeden onca saat ders anlatıp bunları ücretsiz sunduk. Ücretsiz olmasının yanında anlatılan eğitimlerin kalitesi ve samimiyetimiz insanların bize ve sitemize sempati duymasını sağladı. Site üzerinden sorulan soruları kendi sorunumuzmuş gibi cevaplamamız, kurslarda parayla anlatılan dersleri ücretsiz vermemiz 70 bin üyeyi bir çatı altında toplamamıza yardımcı olmuştur.
Bilgisayar Programcılığı Programından mezun olan bir kişi piyasadaki yazılım firmalarında kolaylıkla iş bulabiliyor mu? Firmalarda aranan vasıflar genellikle neler?
Kişinin yapacağı işi elindeki diplomaya bağlamak bence çok mantıksız, Bilişim sektörü en iyi sektörler arasında yer alıyor. Aynı zamanda geliri en yüksek sektör, Kişinin iş bulması elindeki diplomayla değil, bilgi, beceri ve kendini kanıtladığı referanslarıyla alakalıdır. Çoğu kişi okuduğu bölümün değerini, avantajlarını bilmez. Bitirsem de kurtulsam ya da bitirsem de diplomayı alsam diye bakar. Hâlbuki okuduğu esnada okuldan hiçbir şey öğrenemese bile bu süre zarfında kendini geliştirse ve mezun olduğunda bir şeyler biliyor olarak mezun olsa piyasada rahatlıkla iş bulur. 2 yıllık bilgisayar programcılığı mezunu ile 4 yıllık bilgisayar mühendisliği mezunu arasında aslında çok fark vardır. Ama ben bu farka ters mantıkla bakıyorum. Hayattan bir örnekle açıklayayım: İlkokula giden 2 öğrenci düşünün. İsimleri Ahmet ve Mehmet olsun. Lise çağları geliyor ikisi de LGS, SBS artık her neyse bu sınava giriyorlar. Ahmet Anadolu Lisesini kazanıyor. Mehmet kazanamıyor Meslek lisesine gidiyor. İkisi de Yazılımcı olmak istiyor diyelim. Ahmet harıl harıl Anadolu lisesinde derslere çalışıyor. Mehmet de derslerin çoğu bilgisayar odasında geçtiği için sektöre erken yaşta atılıyor. İkisinin de aklında Bilgisayar Mühendisliği var.Şimdi işleri daha zor. Birde ÖSS ye hazırlanmaları gerekecek. Ahmet’e Anadolu lisesinin son sınıflarında özel eğitimler, ÖSS sınavlarına hazırlık, dershaneler falan filan. Lise hayatı boyunca doğru dürüst bilgisayarın başına bile oturamıyor. Otursa bile kendini geliştirmek için değil. Lise yıllarında Ahmet’in bilgisayara oturma amacı ile Mehmet’in ki farklı. Mehmet işi için oturuyor artık o makineye. Gelelim ÖSS ye. Aferin Ahmet ÖSS’yi kazanıyor. Mehmet’imde kazanamayıp 2 yıllık programcılık bölümüne gidiyor. Ahmet’in yine dersler ağır biraz sayısal olduğu için. Mehmet de yine derslerin çoğu bilgisayar odalarında geçiyor lisedeki gibi. Ahmet 4 yıllık okulunu 5’e 6’ya uzatmamak için okul derslerine ağırlık verip Bilgisayar Mühendisliği olarak mezun oluyor. Mehmet’imi ise 2 yıl önce Bilgisayar programcılığı mezunu olup 2 yılda iş tecrübesi olmuş bile. İşte piyasada Bilgisayar Mühendisiyim ama işsizim diye gezen o kişilerin hayatları bundan ibarettir. Manav tezgâhına Bilgisayar Mühendisliği diplomasını asmakla anca kendilerini rezil ederler. Bizde haber diye televizyonlara çıkartırız. Yanımda 3 Bilgisayar Mühendisi çalıştırdım zamanında. Hepsi 3-5 gün sonra basit bir işi bile ben yapamıyorum deyip kendi çıktılar. İşverenler eskiden özellikle 4 yıllık isterlerdi fakat artık herkes neyin ne olduğunu anlıyor. Bütün iş ilanları aynen şu şekilde başlıyor. "Üniversitelerin Bilgisayar Mühendisliğinden yada 2 yıllık bilgisayar programcılığı bölümlerinden mezun." Cümleye bakın. Ya da diyor. Aynı kefeye koyuluyor. Kim daha iyi bilirse onu alırım demiş oluyor yani iş bu kadar basit.
İnternet dünyasında görsel ve yazılı olarak paylaşım yapan birçok site bulunmaktadır. Sizce kullanıcı paylaşımın kaliteli olmasına mı yoksa aradığı bir kaç kelimeyi bulmak için mi siteye geliyor?
Harf her zaman harftir. Bunu ya büyük yazarsın, ya küçük yazarsın, ya da el yazısıyla yazarsın. Başka yazılış şekli yoktur. Yani bir konu aransa bile piyasada o kadar site var. Her konular her örnekler, her sorular ve cevapları hepsinde aynı. Google’dan bir şey aratıyorsunuz her site aynı şeyi yazmış. Ben bu yeni çıkan siteleri anlamıyorum. Piyasada var olan bir şeyi hala yapmak istiyorlar. Zamanında bu sektörde oturmuş developermania.net, kariyervideo.com, nedirtv.com gibi birçok site var zaten bunların üzerine bunları taklit ederek site yapmak akıl karı değildir. Amerika’yı yeniden keşfetmenin anlamı yok. Ziyaretçilerde, sitenin adını duyup ya meraktan giriyor, ya da arama motorları sayesinde giriyorlar.
Bir gün bir yayınevi kapınızı çalarsa ve bütün bilgilerinizi bir kitap haline getirelim derse, tepkiniz ne olur?
Valla cevaplarken bile düşündürdü gerçekten. Daha önce kitap yazan Memik Yanık hocama bir sorarım. Bu işin ne kadar zaman aldığı, ne kadar uğraştırdığı, geliri, dezavantajları gibi bilgileri öğrendikten sonra yayın evine cevap veririm. Ama ilk izlenimlerim olumlu yönde olurdu.
E-book yazarları hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce ücretsiz dağıtılan bu e-booklar ne kadar kaliteli?
Güzel bir hizmet, videolu eğitimin yazıya dökülmüş hali diyebiliriz. Ücretsiz olması daha bir güzel. Kitaplara para veremeyen durumu kötü olan arkadaşlarımızın kendini geliştirmesi için güzel kaynaklar. Kaliteye gelince, bir kaynağın kalitesini yazılımı, videolumu olduğu değil eğitmeni belirler. Eğer eğitmen kaliteli ise yazısı da kalitelidir. Ücretsiz dağıtması ise niyetinin ve huyunun güzel olduğunu gösterir.
Sizi de Asp.net adına yapmış olduğunuz e-book’dan dolayı tebrik ederim. Ücretsiz dağıtarak Türkiye’de çoğu kitleyle bilgilerinizi paylaştınız. Bir kitapta anlatılması gereken çoğu şeye değindiniz ve ücretsiz dağıttınız. E-book’larınızın ve başarılarınızın devamını dilerim
(Erkan GÜZELKÜÇÜK: Teşekkür Ederim.)
Facebook Türkiye'de şuan ne noktada ve hesabınızı kapattığınızı öğrendik hesabınızı neden kapattınız?
Facebook kuruluş amacının dışına çıkan bir site. Ayrıca çok güvensiz, Daha geçenlerde Facebook arkadaş bulma sayfası, bir Bot yazılımına bağlanarak sitedeki tüm kişilerin isimleri ve resimleri bilgi olarak çekilmiştir. Özellikle bayanlar için büyük bir tehlike ama bizim insanımız bunun farklında değil. Kullanmaya karşı değilim, abartmaya karşıyım. İnsan her ne yaptığını da Facebook’a yazmaz ki ya. Ayrıca işten kaytarmaya çalışanlar için birebir. Bir kere girdiğiniz zaman, maillere, arkadaşların ne yaptığına, kime yorum yazdığına, hangi resmi eklediklerine, hangi videoları paylaştıklarına bakim diyerek rahat 2 saatinizi harcıyorsunuz. Türkiye kaçıncı sırada 70 milyon insanıyla 3. 4. sırada. Çin o kadar milyon insanıyla ilk 10. sırada bile değil. İşte aramızdaki fark budur.
Son Olarak Genç Yazılımcılara söylemek istedikleriniz?
Kendilerini çok iyi geliştirmelerini öneriyorum. Her konuya daldan dala atlamaktansa bir konuda uzmanlaşmaya doğru gitmeleri lazım. Gençler genelde gördükleri her şeye atlarlar, gerçi bizde genciz ama yeni arkadaşlar diyelim en iyisi Her şey hakkında bilgi sahibi olun ama birinde uzmanlaşın. Gençken ne yaptıysanız yaptınız, ondan sonra pek bir şey yapamayacaksınız zaten. Yazılımcılık kişiyi memur gibi 50 yaşında emekli etmez. 40’dan sonra yazılım sektöründe işiniz biter. 30’a kadar ne öğrendiyseniz, ne kazandıysanız, ne biriktirdiyseniz o kardır. Kendinizi eğitmek için hiçbir masraftan ve zamandan kaçınmayın
Zamanınızı ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.
Röportajı Gerçekleştiren, Erkan GÜZELKÜÇÜK
DeveloperMania.Net Teknik Lider & Editör
Ahi Evran Üniversitesi - Yazılım Kulübü Kurucu Başkanı
|