Ana Sayfa Gezi & Seyahat & Kültür Balkan Turu 2019

Balkan Turu 2019

by Adem AKTEPE
533 görüntüleme

Önce Genel Bilgiler

Balkanlar denince genelde herkesin bildiği 6-7 ülke vardır. Peki aslında 12 ülkenin bu sınırlarda bulunduğunu biliyor musunuz? Bu ülkelerin bazılarının tüm toprakları, bazılarının ise belirli bir parçası balkan sınırları içindedir. Peki balkan ülkeleri hangileridir?
Tüm toprakları Balkan sınırı içinde olan ülkeler: Arnavutluk, Bosna Hersek, Bulgaristan, Karadağ, Kosova, Makedonya, Yunanistan
Topraklarının bir kısmı Balkan sınırları içinde olan ülkeler : Hırvatistan, Sırbistan, Slovenya, Romanya ve Türkiye. Evet yanlış okumadınız. Türkiye’nin %5’lik kısmı Balkan sınırında yer alıyor.

Balkan Ülkeleri İçin Vize Gerekiyor mu?

Avrupa Birliğinde olmayan ülkeler için Vize gerekmiyor. Fakat Hırvatistan, Slovenya, Romanya ve Bulgaristan için Schengen vizenizin yada gireceğiniz ülkeye ait vizenizin olması gerekiyor. Bu durum balkan turlarını Vizesiz Balkan Turu ve Vizeli Balkan Turu olmak üzere ikiye ayırıyor.

Yolculuğa Nereden Başlamalısınız?

Yolculuğa nereden başlayacağınız size kalmış. Eğer zamanınız bol ise ve vize problemini hallettiyseniz hiç uçağa binmeden aracınız ile Bulgaristan üzerinden seyahat edebilirsiniz. İstanbul, Tekirdağ, Sofya derken bu hayli yorucu olacaktır ama. Yada İstanbul – Sofya treni ile Sofya’ya gidip oradan başlayabilirsiniz. Bir diğer alternatif ise Bulgaristan’ı es geçip direk olarak uçakla bir balkan ülkesinde inip başlamak. Bu ilk ülkeyi seçerken uçak bileti fiyatlarını yada ilk olarak görmek istediğiniz ülkeyi göz önünde bulundurarak karar verebilirsiniz. Biz Uçakla Makedonya’ ya inip başlamaya karar verdik.

Kiraladığım Araç ile Diğer Ülkelere Gidebilir miyim?

Evet gidebilirsiniz. Bunun için aracı kiraladığınız firmaya aracı alma esnasında hangi ülkelerden geçecekseniz bildirmeniz gerekiyor. Ona göre ülke başına 30 Euro civarında geçiş ücretinizi verip ilgili belgeyi aldıktan sonra sınırlarda pasaportunuzla birlikte göstermeniz yeterli. 

Hatırladığım kadarıyla Arnavutluktan kiraladığınız araç ile Sırbistan’a girmenizde sıkıntı çıkarabiliyorlardı. İki ülke arasındaki siyasi olaylar vs durumlarından. Şimdi ne durumdalar bilmiyorum. Ben riske atmamak için Makedonya üzerinden başlamaya karar verdim.

Aracı aldığınız nokta ile bırakacağınız nokta aynı ise fiyat daha uygun oluyor. Fakat Makedonya’ da alıp Sırbistan’ da bırakırsınız biraz fark vermek zorunda kalıyorsunuz. Tabiki her varyasyonu düşünüp ona göre kararlar almak sizin elinizde. Eğer tekrar aynı noktaya “O” dönüşü yapmak zor geliyorsa ya da farklı bir ülkede uçak dönüş biletiniz daha uyguna geliyor ve bu farkı kapatıyorsa tabi ki farklı bir noktada da bırakabilirsiniz. Eğer biz Üsküp’den aldığımız aracı Belgrad’da bıraksaydık yaklaşık 300 Euro daha fazla vermemiz gerekecekti. (Kiralama bedelinden daha fazla)

Gitmeden Önce Bilmenizde Fayda Var

  • Gideceğiniz ülkelerin çevrimdışı haritasını telefonunuza indirin (Google Maps). İnternet olmadığı zamanlarda işinize çok yarayacak.
  • Dolar yerine Euro ile gidin ve mümkün olduğunca bozuk olsun.
  • İngilizce bilmeyen biriyle konuşmak zorunda kalma ihtimaline karşı o ülkenin yabancı dil sözlüğünü indirin.
  • Para birimi çevirmek için uygulamanız olsun. (Tek bir giriş ile tanımladığınız tüm para birimlerini gösteren XE Currency uygulamasını öneririm.)
  • Hangi ülkede hangi tarihte kalacağınız belli ise otel yada ev rezervasyonlarınızı önceden yapın.
  • Olmadık yerde ve zamanda şarj bitme durumu için PowerBank’ ınız olsun.
  • Araç içi telefon tutacağınızı unutmayın
  • Latte tarzı kahvelerini Türkiye’ deki gibi sıcak beklemeyin. (Ilık geliyor)
  • Uzun yolculuklarda farınız her zaman açık olsun.
  • Makedonya deponuzu full’lemeyi unutmayın. Diğer ülkelerde biraz daha pahalı.

Para Birimi ve Harcamalar Hakkında

Her yerde Euro geçiyor fakat Doları çoğu yer kabul etmiyor. Eğer bir ülkede 1 günden fazla kalacaksanız harcamayı düşündüğünüz miktar kadar Euro’nuzu o ülkenin para birimine çevirebilirsiniz. Fakat burada dikkat etmeniz gereken bir husus var. Çevirdiğiniz tutar çok geldiğinde ve akşam döviz büroları kapandığında elinizde o ülkenin parası kalabilir. Yada çevirdiğiniz miktar az geldiğinde tekrar çevirme ihtiyacı duyabilirsiniz. Bir diğer durum ise Euro olarak ödeme yapmak. Ama euro olarak ödeme yaptığınızda ise biraz fazla vermiş olacaksınız.(TL olarak baktığımızda). Ayrıca her euro ödemesi yaptığınızda para üstünüz size euro olarak gelmeyebilir. Çoğu yerler kendi para birimlerinde geri para üstü veriyor. Gerçekten sıkıntılı bir durum değil mi? Bunu bir kerelik de yaşamıyorsunuz. Her ülkenin para birimi farklı ve 1 yada 2 gün kaldığınız için elinizde hatıra diye yüklü bir para kalabilir. O yüzden bence tüm harcamalarınızı kredi kartı ile yapmanız. Hem Euro kurundan etkilenmemiş olursunuz. Hem de yaptığınız harcamaları sonrasında daha net bir şekilde takip edebilirsiniz. Acil durumlarda ise Euro’nuzu kullanabilirsiniz.

Yolculuk Öncesi Planlama

Bizde bu seneki 9 günlük ramazan bayramı tatilinde Balkan turu yapmaya karar verdik. “Turla mı  gittiniz?” sorusu son zamanlara çok sık aldığım bir soru. Her zamanki gibi planını, programımı, rotasını kendim hazırladım. Tur acenteleri ile değilde kendi gitmek isteyen arkadaşlar için deneyimlerimi, detayları ayrıntılı ve adım adım aşağıda anlatacağım.

Daha önceden ayrı olarak Bosna Hersek’ e gitmiştim. Yine aynı şekilde arkadaşlarla farklı bir zamanda Makedonya, Kosova, Karadağ, Sırbistan yapmıştım fakat şimdiki rotamız daha uzun, uğradığımız yerler daha çok ve bu sefer tek şoförüm. Eeee dile kolay yaklaşık 1800 Km yol, 25 saat araba sürüş, gün içerisinde gezi ve yürüyüş, 5 ülke, 10 şehir ve 30′ dan fazla gezilen mekandan bahsediyorum. Ve bunların hepsini 7 günde yaptığımızı düşünürseniz ne kadar yorucu olduğunu tahmin edebilirsiniz. Tabi ki geriye keyifli, eğlenceli güzel anılar olarak mükafatımızı aldık. İnsanın daha önce gittiği yerlere eşiyle beraber gitmesi gerçekten ayrı bir güzel bu arada! 🙂

Zamanımız kısıtlı ve gezilecek yer çok olduğu için önceden kalacağımız tüm yerlerin rezervasyonlarını yapıp saat kaçta yola çıkacağımızı, ne zaman varacağımızı planladık ve saati saatine plana uymaya çalıştık. (Bazen bir kaç saat fire verdiğimiz oldu tabi 🙂 )

Bu arada konaklama rezervasyonlarımızı Booking.com ve Airbnb.com dan, aracımızı Rentalcars.com üzerinden kiraladık.

Balkan Turu Planı

Kendi Yolculuğumuza Başlayım

Eşim ve kayınbiraderim ile birlikte 1 Haziran günü İstanbul’dan 9:00 uçağı ile Üsküp’e oranın saatiyle 9:30 da iniş yaptık. Pasaport kontrolünde Balkan Turu yapacağımızı söylediğimizde kolayca geçtik. Önümüzdeki ve arkamızdaki çoğu kişiye sıranın bitmesini bekletip dönüş biletlerine ve kalacakları yerin rezervasyonuna varana kadar bakmak istediler. O yüzden pasaport kontrolü sırasında güler yüz ve ne amaçla geldiğinizi net bir şekilde ifade etmelisiniz. Yoksa 1 saate kadar gereksiz yere beklemek durumunda kalabilirsiniz. (Bu 1 saat pasaport kontrol kuyruğunun bitmesinin ardından polisin size soru sorması sürecini kapsıyor.)

Sonrasında aracı kiraladığımız Inter Ways firmasından geçmek istediğimiz ülkeleri belirtip ülke başına 30 Euro civarında ödememizi yapıp aracımızı teslim aldık.

Üsküp, Makedonya – İlk Durak

İlk olarak aracımızı alıp kalacağımız yeri bulduk ve valizlerimizi bırakıp, üstümüzü değiştirip şehir merkezinin yolunu tuttuk. Meydanın tam ortasında yer alan “Pelister” adlı mekanda bir şeyler yeyip güzelce dinlendikten sonra şehri gezmeye başladık.
Gezdiğimiz Yerler : Makedonya Meydanı, Taş köprü, Mother Teresa, Kale, Üsküp Türk Çarşısı
Saatler süren gezimizi tamamladığımızda ise yine meydanda yer alan “Lounge Restaurant” da akşam yemeğimizi yeyip dinlenmek için otele geri döndük. Gece 12 olduğunda tekrar acıkmıştık. Hem eğlenmek hem de bir şeyler yemek için dışarı çıktık fakat açık yer bulamadık. Üsküp’ te 00:00′ dan sonra hayat resmen duruyor diyebilirim. Mekanlar erkenden kapatıyor. Sonunda açık fırın tarzı bir yer bulup peynirli büyük poğaçalar alıp geri döndük.

Ohrid, Makedonya

Sabah saat 8:00 gibi Ohrid şehrine gitmek üzere yola çıktık. Kahvaltımızı arabada yapıp 12:30 gibi Ohrid’e vardık. Planlarımız arasında Ohrid’ de yüzmek vardı fakat şansımıza hava biraz soğuyup yağmur yağmaya başladığı için yüzemedik. Konaklayacağımız yere yerleştikten sonra öğle yemeği için gölün hemen karşısında yer “Restaurant Porta” ya gittik. Daha sonra şehri gezmeye başladık. Her yere yürüme mesafesinde olduğu ve 2 saatte gezmeyi bitirebileceğiniz için araca ihtiyacınız olmuyor. Zaten sokaklar o kadar dar ki aracınızı almak pişmanlık olacaktır.
Gün boyu gezmeyi bitirdikten sonra biraz dinlenmek için odalarımıza çekildik. Akşam olduğunda meydanda yer alan “Caffe Galerija” adlı mekanda yemek yiyip biraz oyun oynamak için Casinoya gittik ve 1 saat civarında takıldık. Daha sonra bir şeyler içmek ve müzik dinlemek için “Liquid Cafe Bar” adlı mekana gidip gece boyu eğlendik.

Gezdiğimiz Yerler : St. Clement of Ohrid, Aziz Yuhanna Klisesi, Çar Samuel Kalesi, Saint Pantelejmon, Antik Tiyatro

Tiran, Arnavutluk

Ohridden sabah saat 7:00 gibi yola çıkıp rotamız gereği Arnavutluktan geçip Budva, Karadağa gitmeyi planladık. Arnavutluktan geçmişken de Tiran meydanına gidip bir fotoğraf çekinelim ve kahvaltımızı burada yapalım dedik. Tiran merkeze girer girmez İstanbul trafiğinden farksız yoğun bir trafik ile karşılaştık. Biran keşke şehir merkezine girmeyip transit geçseydik dediğim de oldu. Aracı park edecek bir yer bulamadığım için Tiranın büyük alışveriş merkezlerinden olan “Toptani Shopping Center” ın otoparkına arabayı park edip dışarı çıktık. Yağan yağmurdan dolayı güzel bir mekan arayışına giremedik ve yağmurdan korunmak için gördüğümüz ilk yer olan “Panevio Restaurant” a girdik ama girmez olaydık. Ayaküstü bir kahvaltı için gereksiz lüks ve pahalı bir mekandı. Sonrasında “İskender Bey Heykeli” nin önünde bir fotoğraf çekip yolumuza devam etmeye başladık.

Çok geçmeden 80 km sınır olan yolda 118 km ile gittiğim için radara girdik ve polisler tarafından durdurulduk. Aracın evraklarını isteyip nereden gelip nereye gittiğimizi vs sorup radara girdiğimizi söylediler. Aracın kiralık olduğunu, turist olduğumuzu ve balkan turu yaptığımızı söyledim. İçimden de Türkleri seviyorlar, belki görmezler gelirler falan diyorum ama nerdeeee… Araçtan inip polis otosunun yanına gelmemi istediğinde içimden “Yandık!” dedim. “Ticket, ticket” diyerek ceza yazacağını anlatmaya çalıştı. Ne kadar diye sorduğumda 130 Euro (850 TL) dedi. Bende onların diline ayak uydurup anlayabilecekleri İngilizce ile aynen şunu söyledim “No ticket. Minimum how much euro?” 🙂 Birbirlerine bakıp konuşup 30 Euro istediler. 25 Euro ya bağlayıp yolumuza devam ettik 😉

Budva ve Kotor, Karadağ

Arnavutlukta maalesef planladığımızdan fazla zaman geçirdik. (Trafik, radar, kahvaltı vs) O yüzden akşam 15:30 gibi Karadağ sınırına anca gelebilmiştik ama sınırda kuyruk vardı ve yaklaşık 1 saat sınırı geçmek için bekledik. Sabırla bekleyip Karadağ’a giriş yaptıktan sonra 18:00 gibi Budva’ya vardık. Budva’ya varmadan 15-20 dk kala yol üzerinde Sveti Stefan adacığına uğrayıp fotoğraf çekindik. Yine şansımıza haziran ayında gitmemize rağmen yağmur yağdığı için burada da yüzemedik. Yol yorgunluğu ve açlık o kadar had safhadaydı ki ilk önceliğimiz bir şeyler yemek ve dinlenmekti. Sahil yolunun kenarında yer alan otoparka aracı park edip hemen karşısında yer alan “Babaluu Bar & Ristorante” ye girdik ve karnımızı doyurup güzelce dinlendik 🙂

Budva ve Kotor’a 1 gün ayırmıştık fakat akşam vardığımız içinde yarım günümüz kalmıştı. Gezilecek yerlerin yakın ve hatta aynı yer içinde olması ise avantajımızdı. O yüzden hemen vakit kaybetmeden ilk olarak “Budva Old Town“u gezdik. Daha sonra ilerleyen saatlerde açık market bulamama ihtimaline karşı Kotor’a yola çıkmadan marketten akşam için Smirnoff Ice ları zulaladık 🙂 30 dk süren yolculuktan sonra Kotor şehrine vardık ve Kotor’u gezmeye başladık. Budva’da deniz ürünleri meşhur olduğu için bizde denemeye karar verdik. Kotor Old Town içinde bulunan City Restaurant‘ ta kalamarlarımızı yedikten sonra konaklayacağımız yere gidip Smirnoff Ice ların tadını çıkardık.

Mostar ve Saraybosna, Bosna Hersek

Ertesi gün Kotor’dan sabah 9:00 gibi Bosna Hersek’in şehri Mostar’a gitmek üzere yola çıktık. Yine kahvaltımızı akşamdan aldığımız Muz, Cips, Oreo tarzı atıştırmalarla arabada yaptık. Yoksa ekstra 1 saat daha kahvaltı için zaman harcayacaktık. 4 saat sonra Mostar şehrine vardık. Meşhur Mostar köprüsünü ve çevre mekanlarını gezip bir takım şeyler aldıktan sonra Zdrava Voda‘ya doğru yola çıktık. Her zamanki gibi acıkmıştık ve bir sürü mekanın önünden geçtiğimiz halde girmedik. Söylemesi her zaman hoşuma giden ve gırtlaktan büyük bir zevk ile söylediğim bu iki kelime (Zdrava Voda), Mostar’dan Saraybosna’ya giderken Jablanica isimli şehirde bulunan, hemen aşağısından nehir akan, dağlık ve güzel manzaralı kuzu çevirme yapan bir mekan. Mostar’dan 40 dk’lık yolculuk sonunda mekana geldik. 4-5 yıl öncede burada yemiştim. Eşim ve kayınbiraderim damak tadıma güvendiği ve mekanı o kadar methettiğim için açlığa dayandılar.

Zdrava Voda‘ da güzelce karnımızı doyurup Saraybosna’da tuttuğumuz evin sahibiyle iletişime geçip yola çıktık. Daha önce her yerde (Üsküp, Ohrid, Kotor) 1 gece kalmıştık. Bu sefer 2 gece kalacağımız için daha güzel, rahat, 2 katlı, balkonundan meşhur Saraybosna Sebil’in göründüğü tam merkezde bir yer tutmuştuk. “Apartman Noah” Eğer Saraybosna’ ya yolunuz düşürse şiddetle burada kalmanızı öneriyorum. Ev sahibi de çok anlayışlı ve her konuda yardımsever biri.

Aracımızı park etmek için baya uğraştık. Balkan ülkelerinde ciddi anlamda park problemi olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Eve yakın otopark bulduk ve 2 günlüğüne 21 Euro park ücreti ödeyip evimize yerleştik. Biraz dinlendikten sonra meşhur Bosna Hersek Cevabi‘ si yemek için şehrin en meşhur Cevabi restoranlarından olan “Ćevabdžinica Željo” ya gittik. Akşam yemeğimizi burada yeyip eğlenmek için “Tesla Pub” a geçtik. 70’lik Absolut + ekstra birkaç bardak daha votkayı güzelce içip evimize geri döndük.

Ertesi gün şehir merkezini gündüz gözüyle tekrar gezmeye başladık. Umut Tüneline gideceğimiz zaman abartısız 20 dk süren şiddetli dolu yağışına tutulduk ve gitmekten vazgeçtik. Aracı park edip eve geçene kadar sırılsıklam olmuştuk. Islandığımızdan dolayı akşam yemeği için kimsenin dışarı çıkmaya niyeti olmadığından o akşamı evde geçirmeye karar verdik. Dışarı çıkıp akşam için Cevabi leri paket yaptırıp, marketten de meşhur saraybosna biralarını alıp eve geldim ve bir günü daha bitirmiş olduk.
Gezdiğimiz Yerler : Başçarşı, Sebil, Saraybosna Katedrali, Morica Han, Jablanica Gölü, Mostar Köprüsü, Zdrava Voda

Burada bakır çok meşhur ve kaliteli olduğundan kendinize yada eş dostunuza hediye olarak bakır cezve, tepsi, fincanlık tarzı şeyler götürebilirsiniz. Biz de bakır bir tablo ve yumurta tavası almıştık. Pazarlık yapmayı unutmayın. O kadar çok bakırcı var ki indirim istediğinizde oradan almanız için seve seve yapıyorlar.

Belgrad, Sırbistan

Saat 9:00 civarı şehri terk etmeyi adet haline getirdiğimizden yine aynı saatte Saraybosna’ dan Belgrada gitmek üzere yola çıktık. Cebimde biraz Bosna Hersek markı kalmıştı. Onunla börek alıp arabada yeriz diye düşündüm ama o saatte börekçiler açık değildi. Hatta çoğu yer kapalıydı. Bende cebimde kalan son Bosna parasını 3 paket sigara alarak değerlendirdim.

Bosna Hersek ile Sırbistanı “Drina” nehri ayırıyor diyebiliriz. O kadar çok ilgimi çekmişti ki yol boyunca nehrin karşısının Sırbistan olduğunu bilerek ilerlemek insana tuhaf geliyor. Sonrasında araştırıp öğrendiğim bilgiye göre bu nehrin uzunluğu tam 346 km imiş.

Sınırı geçip Sırbistan’a girdikten sonra bana bir ağırlık çökmüştü. Zaten eşim ve kayınbiraderim de o sırada uyuyordu. Bende yolculuğumuzu riske atmamak için bir evin kenarına çekip biraz kestirmek istedim. Kontağı kapatmıştım fakat farları açık unuttum. Yaklaşık 45 dk uyuyup dinlendikten sonra kontağa basıp yola devam etmek istedim. Kontağı çevirdiğimde “Aman tanrımmmm” didim. Akü bitmişti. Dışarı çıkıp yoldan geçen araçlara otostop çekmeye başladım. 10 dk boyunca kimse durmadı. Sonrasında aracı hemen yanına park ettiğimiz evin sahibi evden misafirlerini yollamak üzere dışarı çıkmışlardı. Hemen yanlarına koştum ve durumu anlatmaya çalıştım. İçlerinden biri ingilizce biliyordu. Zaten “Akü” kelimesini duyunca herkes durumu anlamıştı. Sanırım onlarda da akü şeklinde okunuyor. Bekleyin dediler ve yanımızdan ayrıldılar. Yaklaşık 10 dk daha bekledikten sonra bir araçla birlikte geldiler ve aracımızı çalıştırdılar. Yardımları karşılığında 10 Euro vermek istedim fakat sağ olsunlar almadılar. Sırplara karşı biraz ön yargım vardır ama bunu biraz olsun aştılar. Biraz diyorum çünkü Türk olduğumuzu bilmiyorlardı. O yüzden ucunu açık bırakıyorum.

Yaşadığımız yolda kalma korkusu ve anlatabileceğimiz bu hikayeyle yolumuza keyifle devam ettik. Sonunda kalacağımız yere ulaşıp yerleşip dışarı çıktığımızda saat 16:00 civarındaydı. Hemen karşı sokakta yer alan KFC’ yi gördüğümüzde içeri girip karnımızı doyurduk. Sonrasında İstanbul’un taksimi niteliğinde olan “Kneza Mihaila” caddesini 2 kere baştan sona turlayıp “Kalemegdan” ı ziyaret ettik. Akşam olduğunda “Restoran PLATO” da şarap eşliğinde hamburger yedik. Daha sonra eğlenmek için güzel bir yer aramaya başladık. Uzaktan gelen müziğin sesine doğru yürüdük ve Salsa Gecesi ile karşılaştık. Çocuk, genç, yaşlı herkes birbirleriyle salsa ve bachata yapıyorlardı. Kayınbiraderim de hemen birini dansa kaldırıp gece boyu dans ettiler.

Geceyi dans ve müzikle geçirdik ve sabah kahvaltı yapmak üzere yine “Restoran PLATO” ya geldik. (Zaten kaldığımız yerin hemen köşesindeydi). Kahvaltımızı yapıp aracın başına gittiğimizde park cezası ile karşılaştık. Önceki geldiğimde de park cezası yemiştim ve bir banka bulup cezayı ödemiştim. Bu sefer hiç banka aramayla ve tekrar aracı park etmeyle uğraşmak istemedim ve rentacar firması depozitodan cezayı keser düşüncesiyle Üsküp’e doğru yola çıktık. Bu arada Belgrad şehrinde binalar büyük ve çok eski.

Eren’in salsa dansı…

Belgrad – Üsküp yolu yaklaşık 430 km düz ve güzel bir yol. Hız sınırı 130 km ve herkes bu kurala uyuyor. Paralı yol boyunca bir çok dinlenme tesisi ve benzin istasyonu gördük ama henüz acıkmadığımız için girmemiştik. Paralı yol bittikten sonra ise uzun bir süre ne tesis ne de benzin istasyonuna denk gelmiştik. 140 km yolumuz kalmıştı ve benzinin bitmesine de 160 km gösteriyordu. Klima çalışıyor, belki ileride yokuş olacak ya da sınır geçisinde sıra olup dur kalk yapacağız diye benzinin yetmeyeceği düşünüp Vladiçin Han isimli kasabaya girdik. Benzin alıp bir şeyler yemek için mekan aradık. İlk başta girdiğimiz yer meyhane tarzı, sanki yemek söylesek 2 saate gelecek gibi bir yere benziyordu. O yüzden çıktık ve eczaneye buralarda yemek yiyebileceğimiz güzel bir yer var mı diye sorduk. Onlarda bizim beğenmediğimiz yeri söyleyince vardır bir bildikleri deyip girdik. Mekanın adı “Kafana Tarapana“. Tam bir köy restoranı ve atmosferi çok güzel aslında. Cebimde 1100 Sırp dinarı vardı ve bu parayı harcayabileceğimiz son yer burasıydı. O yüzden 1100 dinarı geçmeyecek şeyler söylemeye çalıştık 🙂 3 adet hamburger köftesi, domates salatası ve 2 kola söyledik ve 1050 Dinar tuttu. Hamburger köftesinin doyuracağından şüpheliydik fakat geldiğinde neredeyse her biri 400 gramlık köftelerdi. Karnımızı doyurup yola tekrar devam ettik ve yaklaşık 1 saat sonra Üsküp’e vardık.

Üsküp, Makedonya – Son Durak

Makedonya sınırına geldiğimizde polisler bagaj kontrolü yapmak istedi. Arkaya geçip bagajı açarken Alman’ mısın diye sordu. Hayır Türk’üm dediğimde ise “Oooo sen Türk. Tamam geçiyor” deyip bagaja bakmadan yolladılar 🙂 Sonunda evimize gelmiştik. Ev sahibimiz öğretmen ve adı Suzana’ydı. Babası Türkmüş ve kendisi de gayet iyi Türkçe konuşabiliyor. Eve yerleştikten sonra yakınlarda markete gidip hem akşam içmek için hemde Türkiye’ ye götürmek için alkol aldık. Alkol fiyatları gerçekten ucuz. Market çalışanlarıyla ne İngilizce ne de Türkçe hiçbir şekilde iletişim kuramadık. Artık el hareketleriyle bir şekilde anlaşmaya çalıştık.

Eve dönüp aldıklarımızı bırakıp yemek yemek için dışarı çıktık ve “Dva Elena” adlı mükemmel bir mekana denk geldik. Son geceye yakışır bir Makedon gecesiyle balkan turumuza eve dönüp noktayı koyduk.

Ertesi gün saat 7:30 gibi evden çıkıp havaalanının yolunu tuttuk. Aracı son kez full leyip araç kiralama firmasına sorunsuz bir şekilde teslim ettik. Duty Free ye girip son olarak birkaç şey daha aldık. Götürebileceğimiz alkol limiti 2 litre alkol, 3 litre şarap şeklindeymiş. Yani sadece 3 litre şarap yada sadece 2 litre alkol götürebiliriz. Sonra uçağımıza binip 1 saat 10 dakikalık uçuşun ardından öğlen 1 gibi İstanbul’a döndük. Keşke daha fazla alsaydık çünkü dönüşte polislere bile denk gelmedik.

Balkan Turu Maliyeti Ne Kadar?

Temel maliyetlerin dışında keyfe keder yapılan seçimlerden dolayı maliyet değişkenlik gösterebilir. Örneğin konaklama ihtiyacınızı işinizi görecek bir yer yerine daha lüks ve daha konforlu bir yerde yaptığınızda maliyet otomatik olarak artacaktır. Ya da tatil planınızı işlek tarihler arasında yaptığınızda uçak biletiniz daha pahalıya gelecektir. Yeme içme ve kişisel harcamalarınızı keyfe keder olduğu için değişkenlik gösterir. Biz konaklamaları çok lüks olmayan işimizi görecek yerlerde yapıp bu masrafları daha çok yeme içmeye ayırdık.

Kendi gezimizi referans alacak olursak bize maliyeti TL olarak,
Uçak Bileti 3 Kişi Gidiş-Dönüş : 3500 TL
Araç Kiralama : 1170 TL (8 gün – Opel Corsa)
Araç için ülkeler arası geçiş : 719 TL (Ülke başına 30 Euro civarında)
Benzin : 930 TL
Otoban Kullanım : 150 TL
Konaklama : 1750 TL (7 Gece)
Yeme & İçme : 3000 TL

Otopark ücretleri, ceza, rüşvet, alınan hediyeler ve alkoller gibi ekstra giderler dahil değil.

Balkan Ülkeleri Para Birimi Kurları (Haziran 2019)

Aşağıda balkan ülkelerinin para birimlerine göre kurları paylaşıyorum. Kısa yoldan hesaplamak için hep 100 x para birimi üzerinden gidebilirsiniz. Sonuçta her bir fiyatı gördüğünüzde sürekli hesap makinesini açıp kur hesaplaması yapmak istemezsiniz. O yüzden 100 x ne kadar Tl ediyor diye kısaca kafanızın bir köşesinde kalsın.

Makedonya Dinarı : 1 MKD = 0,11 TL yani 100 MKD =10,70 TL
Arnavutluk Leki : 1 LEK = 0,054 TL yani 100 LEK = 5,40 TL
Bosna Hersek Markı : 1 KM = 3,36 TL yani 100 KM = 335 TL yada 10 KM = 33 TL olarak kısaca hesaplama yapabilirsiniz.
Sırp Dinarı : 1 RSD = 0,056 TL yani 100 RSD = 5,60 TL
Karadağ : Euro kullanıyor ve 1 Euro bugünkü kur ile 6,61 TL ediyor. Bunda kısa yoldan hesaplama yapmanıza gerek yok sanırım 🙂 Düz hesap 7 ile çarpın gitsin 🙂

2 yorum

Harun Cengiz 20 Haziran 2019 - 1:15 am

Gayet detaylı ve güzel bilgiler vermişsiniz. Elinize sağlık.

Cevapla
Adem AKTEPE 26 Haziran 2019 - 2:12 pm

Teşekkür ederim

Cevapla

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.